' HOŞGELDİNİZ '

HOŞGELDİNİZ buradan ayrılamayacağınızı temenni ederim iyi eğlenceler...


Bu Blogda Ara

18 Şubat 2010 Perşembe

Lavaboda oturur muydunuz?

Lavaboda oturur muydunuz?


Alıntıya göre ;







Eski mutfak lavaboları bu bina için mükemmel bir malzeme oldu.

Paslanmaz çelikten yapılan mutfak lavabolarını toplayan tasarımcılar lavaboları binaya dönüştürdü.

2012 Architechten ile Jeanneworks'e ait olan bu yapı Hollanda'daki geleneksel mimari ile yapılan binalar arasında dikkat çekiyor...


The Sustainable Sky Box (Sürdürülebilir gökdelen) adlı bina kültürel aktiviteler için kullanıyor... Paslanmaz çelikten yapılan mutfak lavaboları binanın camları için de ideal bir alan sağlıyor...

Bina da ayrıcı yağmur sularının toplanıp depolandığı bir sistem de var.

Bir garip bilgiler...

Evlilik yüzüğünün anlamı nedir ve neden sol ele takılır? İnsanlar niçin tokalaşıyorlar? Erkek bebeklerin giysileri neden mavidir?

Evlilik yüzüğünün anlamı nedir ve neden sol ele takılır?
İnsanların evlenince yüzük takmaları eski Mısırlıların inançlarına dayanıyor. Milattan 2800 yıl önce Mısır'da yaşayanlar dairenin veya halka şeklindeki cisimlerin, başlangıç ve bitiş noktalarının olmaması nedeni ile sonsuzluğu temsil ettiklerine inanıyorlardı. Yüzük evliliğin sonsuza dek süreceğini simgeliyordu. Sonra bu inanç ve adet Romalılar vasıtası ile iyice yaygınlaştı.

Evlilik yüzüğünün sol ele ve sondan bir önceki parmağa takılmasının sebebi ise modern tıbbın gelişmesinden önceki devirlere ait yanlış bir insan anatomisi bilgisidir. O zamanlarda dolaşım sistemimizdeki ana damarın sol elimizde bu parmaktan başlayıp kalbimize gittiği sanılıyordu. Böylece buraya takılan yüzükler evli çiftin kalben bağlılığını simgeliyordu.

İnsanlar niçin tokalaşıyorlar?
Çok eski çağlarda, tüm erkekler bir silah taşıyor ve çoğunluğu da bu silahı sağ eli ile kullanıyordu. Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş sağ elini uzatıyor, diğeri de aynı şeyi yapıyordu. Ama her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mani olmak için, birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlardı. Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak, rakibin giysisinin içinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış olabilir. Ancak sonraları dostluğun bir ifadesi oldu.

Erkek bebeklerin giysileri niçin mavidir?
Yüzyıllarca önce insanlarda şeytani güçlerin, bebeklerin veya küçük çocukların vücutlarına girmek için fırsat kolladıklarına ilişkin ortak bir inanç vardı. Bu şeytani güçlerin, göklerin rengi olan mavi renk tarafından kovulduğuna da inanılıyordu. O zamanlarda, sülalenin devamı için, erkek bebeklerin önemi daha fazla olduğu için, şeytan korkar da gider diye, erkek bebeklerin ve küçük erkek çocukların giysilerinin mavi olması adet haline geldi ve yüzyıllar boyunca devam etti. Çok sonraları kız bebekler de "erkek bebekler kadar önem kazanınca", onların giysilerine de çiçeklerin en güzeli olan gülün rengi, yani pembe renk verildi.

İngiltere'de trafik niçin soldan akar?
Yüzyıllar önce yolun karşısından gelenin düşman olma ihtimalini göz önüne alarak, insanlar (çoğu sağ ellerini kullandıkları için) yolun solundan giderek sol taraflarını emniyete alır, sağ elerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.

18. yüzyılın sonlarında ABD'de birçok atın çektiği posta arabalarında, sürücü koltuğu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da yolun solundan gidildiğinde yolun kontrolünü zorlaştırıyordu. Çok geçmeden ABD'de trafik sağdan işlemeye başladı.

Fransız İhtilali sırasında, ihtilalin liderlerinden Maximilien Robespierre, büyük bir olasılıkla Katolik kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yolların sağından gitmelerini istedi. Bir süre sonra Napolyon, ordularındaki ikmal arabalarının yolların sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de bu uygulamayı hayata geçirdi. İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediğinden İngilizler yolun solundan gitme alışkanlıklarından vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler



Niçin trafik lambaları kırmızı, sarı ve yeşildir?
Trafik ışıkları uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi 'dur' sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830'lu yıllarda 'ikaz' ışığının rengi yeşil, 'geç' ışığının ise beyazdı. Ancak 'dur' işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, 'geç' sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu. Sonunda demiryolcular kırmızıyı 'dur', yeşili 'geç' sarı rengi de, renk spektrumu içinde en göz alıcı renk olduğu için, 'ikaz' sinyali olarak kullanmaya başladılar.

Erkeklerin düğmeleri niçin sağdadır?
Bu, insanların daha çok sağ ellerini kullanmalarından dolayı yerleşen bir alışkanlıktır. Sağ elini kullanan bir insan için, sağdaki bir düğmeyi, soldaki bir iliğe geçirmek daha kolaydır. Bu nedenle de erkeklerin düğmeleri daima sağdadır.



Buna karşın, çoğunluğu sağ elini kullanan kadınların düğmeleri soldadır. Giysilerde düğmelerin kullanılmaya başlanıldığı ilk zamanlarda, düğmeler hem çabuk kırılabiliyordu, hem de herkesin alamayacağı kadar pahalı idi. Düğme alabilecek zengin kadınlar da, uzun elbiselerini ancak hizmetçilerinin yardımı ile giyebiliyorlardı. Hizmetçiler ise hanımlarının karşısında, onların düğmelerini, sağ ellerini kullanarak daha rahat ve daha hızlı ilikleyebiliyorlardı. Bu nedenle terziler düğmeleri hizmetçinin sağına, hanımının ise soluna gelecek şekilde diker oldular ve bu adet günümüze kadar değişmeden kaldı.


Matemde bayraklar niçin yarıya indirilir?
Eski deniz savaşlarının olduğu devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı. Günümüzde ise bayrakları yarıya indirmek bir saygı ifadesi olarak kaldı. Milletlerin matem günlerinde, önemli devlet adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarını yarıya indirmeleri, mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenek haline geldi. Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçen gemilerin, geçiş süresince bayraklarım yarıya indirmeleri geleneği, saygının bir ifadesi olarak günümüzde hâlâ devam etmektedir.

Şemsiyelerin çoğunun rengi niçin siyahtır?
Şemsiye kullanımının kökeni 3400 yıl öncesine, Mezopotamya'ya dayanmasına rağmen Avrupa'da şemsiyelerin yaygın olarak kullanılmasına 1700'lü yıllarda başlanmıştır. Bu yıllarda şemsiyelerin yünlü kumaşlarının üstü bir çeşit yağ ile sıvanıyordu. Bu yağ kumaşa su geçirmez bir özellik kazandırıyor ve siyah bir renk veriyordu. Siyah renkli bu şemsiyeler erkekler tarafından da benimsendi ve güneş için olan beyaz şemsiyeler kadınların, yağmur için olan siyahlar ise erkeklerin vazgeçilmez aksesuarları oldu. Bir çeşit yağ ile sıvanan siyah şemsiyeler gerçekten yağmuru hiç geçirmiyorlardı ama ömürleri de pek uzun sürmüyordu. Zamanla daha kaliteli şemsiyeler üretildi, ancak siyah renk su geçirmezliğin bir garantisiymiş gibi algılanmaya devam edildi.

Günümüzde üniformalar niçin haki renkte?
Üniformalardaki haki renk ilk kez İngilizler tarafından 1850'li yıllarda Hindistan'da kullanılmaya başlanmıştır. Britanya ordusundan Hary Lumsden İngiliz askerlerinin beyaz üniformaları nedeni ile kolay hedef olduklarını fark edince, üniformaların üzerine toz ve çamur sürerek ve biraz da çay ile boyayarak renklerini gölgeli kahverengine dönüştürmüş ve giysilerin rengini araziye uydurmaya çalışmıştır. Toprak rengine benzeyen bu üniformalara Hintçe toprak rengi anlamına gelen 'Khaki' adı verilmiş ve Türkçe'ye de 'haki' olarak geçmiştir.

Gelinliklerin rengi niçin beyazdır?
Beyaz gelinlik adetinin yaygınlaşması 16. yüzyılda olmuştur. Bu yıllarda kraliyet ailesi gelinlerinin gümüşi renkte gelinlik giymeleri gelenekti. Kraliçe Viktorya bunu reddetti ve beyaz gelinlik giymekte ısrar etti. Bundan sonra İngiliz ve Fransız yazarlar, beyaz rengin masumiyetin simgesi olduğu konusunu işlemeye başladılar. O dönem ahlakına göre bekaret evliliğin vazgeçilmez koşulu olduğu için beyaz gelinlik adeti tuttu. Evlenirken beyaz giysi giymek genç kızların bekaretlerini topluma ilan etmelerinin vasıtası oldu. Gelinlikle ilgili bazı batıl inançlar da var. Bunlara göre gelinin gelinliğini bizzat kendisi dikmesi, damadın düğünden önce gelini gelinlikle görmesi, gelinin gelinliği düğünden önce giymesi uğursuzluk getiriyor.

Eski insanlar tuvaletlerini nasıl yapıyorlardı?
İnsanlar tarihlerinde çok uzun bir süre tuvalet kullanmadılar. İşlerini, hayvanlar gibi, en yakın çalının dibinde veya bir ırmak kenarında görebiliyorlardı. Ancak toplumlar geliştikçe, köyler, kasabalar ortaya çıktıkça tuvalet ihtiyacını karşılamak için daha uzak mesafelere gitme zorunluluğu doğdu. Ayrıca açıkta bırakılan atıkların yarattığı kötü koku ve hastalık tehlikeleri de insanlarda bu konuda bazı önlemler almanın zamanının geldiği bilincini oluşturdu.



Binlerce yıl önce oturakta oturup ihtiyaçlarını giderdikten sonra oturağa düşenleri uzaklara döken Sümerler, Mısırlılar ve Hindistan'da yaşayanlarla başlayarak günümüze kadar gelen tuvalet kullanım alışkanlığı; çeşitli evrelerden geçerek son olarak 1849 yılında 'U' şeklinde bir borunun, kötü kokuyu önlemek amacıyla, tuvalet çıkışına monte edilmesiyle bugünküne en yakın halini almıştır. 1888 yılında ise tuvaletlere zinciri çekilince suyu akan klozetler ilave edildi


Erkekler eskiden nasıl tıraş oluyorlardı?
Arkeologlara göre erkekler tarih öncesi devirlerde de tıraş oluyorlardı. Mağara duvarlarındaki bu devirlerden kalma resimler sakal tıraşı için kabukların, köpekbalığı dişlerinin, en çok da keskinleştirilmiş çakmaktaşlarının kullanıldığını göstermektedir. Günümüzde keşfedilen bazı ilkel kabilelerde çakmaktaşının bu amaçla kullanıldığı gerçekten de görülmektedir. Mısır'da açılan mezarlarda eski Mısırlıların M.Ö. 4. yüzyılda sakal kesmek için kullandıkları altın ve bakır aletler bulunmuştur. MS. 14. yüzyılda şimdiki usturanın ilkelleri ortaya çıkmaya başladı, ama erkeklerin acılı ve kanlı tıraş derdi 20. yüzyılın başlarına kadar devam etti. King Camp Gillette (jilet) ABD'de 1901 yılında ilk iki taraflı jileti keşfetti. Daha sonra eski bir kılıç üreticisi olan Wilkinson firması da tıraş bıçağı üretimine geçti ve bu ikili günümüze kadar piyasanın devleri olarak geldiler.

Ata neden soldan binilir?
Asırlar önce, daha çok sağ ellerini kullanan insanlar, kılıçlarını kolay çekebilmeleri için, kılıçlarını kınlarında, sol taraflarında taşıyorlardı. Ata binerken, sol dizin altına kadar inen bu uzun kılıçla ata sağdan binmek, yani sağ ayağı üzengiye koyup, sol ayağı atın üzerine atarak binmek kılıç nedeni ile zor oluyordu. Soldan, sol ayağı üzengi üzerine koyup, sağ ayağı atın üzerine atarak binince kılıç sorun yaratmıyordu. Özellikle savaşa giden ordularda disiplin nedeni ile bir örnek hareket edilmesi gerektiğinden, solaklar da ata soldan binmek zorunda kalıyorlardı. Artık biniciler kılıç taşımıyorlarsa da, ata soldan binmek günümüze kadar uzanan bir gelenek haline geldi.

Erkekler niçin kravat takar?
1660'da Osmanlılar Avusturya ordusuna yenilince o zamanlar Avusturya- Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde olan Hırvatistan'dan (Croatia) bir alay asker zaferin kahramanları olarak Paris'e götürüldüler ve kralın huzuruna çıkarıldılar. Bu askerler boğazlarına renkli mendiller takmışlardı. Bu mendiller Romalılar devrinde hatiplerin, ses tellerini sıcak tutmak için boğazlarına sardıkları mendillere benziyordu. Kral çok beğendi ve kendisi de krallık kravatları takan bir alay kurdu. Kravat kelimesi de Hırvat anlamındaki 'Croat'tan türedi.

Çok geçmeden bu moda İngiltere'ye sıçradı. Kravat o zamanlar o kadar yüksek bağlanırdı ki, insanlar vücudunu döndürmeden etrafa bakamıyorlardı, ama hiç olmazsa kılıç darbelerine karşı boynu koruyordu. Kravat çeşitli şekillerde yüzyıllarca yerini korudu, yüzden fazla değişik bağlama şekli geliştirildi. 1960 gençliğinin düzene baş kaldırması sırasında biraz gözden düştü ama 1970'li yıllardan başlayarak popülaritesi yine arttı.

16 Şubat 2010 Salı

Bu Dövmeler Diş İçin

Bu Dövmeler Diş İçin

Bu dövmeler dişine göre

Dövmenin sadece vücuda yapıldığını düşünenlere inat! Artık dövmeniz tam dişinizin kovuğuna göre!

Amy Winehouse'tan Prenses Diana'ya, David Beckham'dan Queen'e kadar hayranı olduğunuz birçok ünlünün yüzünü dövmenize yaptırabiliyorsunuz. Ancak bu bildiğiniz tür bir dövme değil! Tam dişinize göre!

51 yaşındaki dişçi Stewe Heward, tanesi 80 dolara dövme çılgınlığına yeni bir boyut kazandırıyor. Dişin üzerine yapılan kaplamaya çizilen ünlü resimlerinin son dönemlerde çok popüler olduğunu söyleyen doktor "İnsanlar genellikle ön dişlerine dövme yaptırıyor" açıklamasında bulunuyor.
İngiltere'de son derece revaçta olan diş dövmeleri, çok yakında dünyaya sıçrayacak gibi görünüyor.

Fas'taki evlerin kapıları neden mavidir?

Fas'taki evlerin kapıları neden mavidir?

Bu MAVİ kapılar,Fas'ın ünlü kapıları...Mavi olmalarının sebebi var.Çöl sebebiyle akrepler fazla.Ve bu da akreplere karşı alınmış bir tedbir.Zira akrepler mavi rengide kızıl olarak görüyormuş ve böylece evlerin kapılarıyla çölü ayırd edemiyorlarmış...






Matematik hilesi

Matematik hilesi
aşağıdaki yazılanları uygulayınız
1-)Ev telefonunuzun ilk 3 rakamini yazın (alan kodu kullanmayiniz) -
2-)Bu 3 basamakli sayiyi 80 ile çarpin
3-)çıkan sonuca 1 ekleyin
4-)çıkan sonucu 250 ile carpin
5-)cıkan sonucu Ev telefonunun son 4 rakamindan olusan 4 haneli sayı ile toplayın
6-)cıkan sonucu ayni 4 haneli sayl ile bir daha toplayın
7-)çıkan sonuçtan 250 çıkarın
8-)çıkan sonucu 2 ye bolun
we sonuca bakın bende çok saşırmıstım lütfen bilgisayarınız daki hesap makinesini kullanın kafadan denemeyelimm

Vücudumuzun En yararsız 9 Yeri

Vücudumuzun En yararsız 9 Yeri
* 20' lik dişleri

* Vücut kılları

* Sinüsler

* Erkek memesi

* Plica Semilunaris (üçüncü bir göz kapağı)

* Bademcikler

* Adenoidler (bezeler)

* Saçları diken diken eden (Arrector Pili Kası)

* Apandisit

Çok ilginç değil mi?

Satranç Nasıl Bulundu?

Satranç Nasıl Bulundu?

Satranç 570 – 600 yılları arasında Hindistan’da bulunmuş. Oyunu bulan Brahman rahibi Şah’a bir ders vermek istemiş. “Sen ne kadar önemli bir insan olursan ol, askerlerin, vezirlerin, adamların olmadan bir işe yaramazsın, hiçbir şey yapamazsın.” demek istemiş. Şah oyunu, mesajı beğenmiş ve “dile benden ne istersen (!)” demiş.
Rahip, Şah’ın alması gereken dersi hala almadığını düşünerek, bir ders daha vermek istemiş ve “Bir miktar buğday istiyorum” demiş ve devam etmiş: “Sana bulduğum oyunun 1. karesi için 1 tane; 2. karesi için 2 tane; 3. karesi için 4 tane; 4. karesi için 8 tane; 5. karesi için 16 tane; … ve böyle her karedeki buğday sayısının iki katı olacak şekilde buğday sayısının hesaplanmasını ve bana verilmesini istiyorum.”
Kendisi gibi birinden isteye isteye bir miktar buğday isteyen rahibe kızan Şah, hakkından bir tane bile fazla buğday verilmemesini emretmiş.
Hesap ilk başta kolay gitmiş. 10. kareye geldiklerinde toplam 1023 buğday vermeleri gerekiyor. (Yaklaşık bir avuç buğday ediyor.) 15. karede sadece 1,5 kilo buğday vermeleri gerekiyor. 25. karede ise vermeleri gerekenin 1,5 ton buğday olduğunu görüp fazla heyecanlanmamışlar. 32. karede vermeleri gerekenin 184 ton buğday olduğunu anlayınca bu işin şakası olmadığını fark etmişler. 49. karede 24 milyon ton buğday vermeleri gerekiyor. (Türkiye’nin bir yıllık buğday üretimi.) 54. karede 771 milyon ton vermeleri gerekiyor. (Dünyanın 1,5 yıllık buğday üretimi.) Ve 64. kare tamamlandığında vermeleri gereken toplam buğday dünyanın bugünkü ölçülerle 1500 yıllık buğday üretimidir.